Yatak odanızın dekorasyonu kişiliğinizi yansıtsın

Filed Under: Mobilya    by: admin

Yatak odanızın dekorasyonu kişiliğinizi yansıtsın

Yatak odanızın ruh halinizi en iyi yansıtan odanız olduğunu biliyor muydunuz? Uyandığında kendinize nasıl bir ortamda bulmak isterseniz yatak odası dekoronuzu da ona göre ayarlamalısınız. 

Peki size uygun yatak odası hangisi?

HABERİN DEVAMI İÇİN TIKLA

Eviniz, ruhunuzun aynasıdır…

Filed Under: dekorasyon    by: admin


Herhangi bir odada kolaylaştırma girişimine başladıktan ve sonuçtan memnun kaldıktan sonra, diğer odalara geçebilir ve öğrendiklerinizi her odada uygulayabilirsiniz. Burada temel düşünce şudur: Evimiz, hayatımızın üç boyutlu bir temsilidir. İç ve dış dünyamız birbirlerini yansıtır.



Hepimiz yaşadığımız evde görünmeyen izler bırakırız. Hatta taşındıktan ve bütün mobilyalar evden çıkarıldıktan sonra bile o izler evde kalır ve evin bir sonraki sakinlerini etkiler. Bu yüzden her dinde mekânlara yönelik kutsama ve arındırma ritüelleri mevcuttur. Pozitif bir ev ortamı için en önemli şart, gereksiz eşyaları evden çıkarmaktır. Evinizin her odasını dolaşın ve yaşadığınız mekânlarla aranızdaki bağı keşfedin.




Bodrum: Geçmiş ve Bilinçsizlik

Bodrumda düzensiz biçimde duran bir yığın eşya, sürekli olarak ertelediğiniz, yerine getirilmemiş görevlerin bir sembolüdür. “Bir gün tekrar ihtiyaç duyulabilecekleri için” atmadığınız eşyalar, sizi geçmişe bağlayan zincirlerdir. Bu eşyalar, ruhunuzda çözmek zorunda olduğunuz bir meselenin işareti olabilirler: Bir aile büyüğünüzün size yüklediği bir sorumluluk, akrabalar arasında karanlıkta kalan bir sır, kardeşlerinizden biriyle yaşadığınız iletişim bozukluğu gibi.



Bodrumdaki ıvır zıvırın; depresyon, tepkisizlik ve melankoli gibi doğrudan ruhsal tesirleri de olabilir.



Elbette ki bodrum, eşya depolamak için iyi bir mekândır. Ancak buraya sadece, en azından yılda bir kez kullandığınız eşyaları koymalısınız. Bodrumunuzu, her bir eşyaya kolaylıkla ulaşabileceğiniz (yani kayak takımlarınıza ulaşabilmek için öncelikle tenis masasını dışarı çıkarmak zorunda kalmayacağınız), hava ve enerji sirkülasyonunun mümkün olabileceği biçimde düzenleyin. Düzenli, aydınlık ve havadar bir bodrum, sizi daha keyifli ve cesaretli kılar; olumlu bir ruh hâlinde olmanızı sağlar. Böylece, yukarıda sözünü ettiğimiz ruhsal meseleleri, yenilenen enerjinizle aştığınızı da göreceksiniz.





Çatı Katı: Yaratıcı Fikirler ve Gelecek

Tıka basa dolu bir depo, sizin kişisel ve meslekî gelişim olanaklarınızı engeller. Hayat ağacınızın gelişimini durduran bir engel gibidir. Çatı katınızı eski hediyelik eşyalardan, hatıralardan, eski püskü giysilerden ve diğer ıvır zıvırdan arındırdığınızda, o güne dek hayal bile edemediğiniz yeni bir bakış açısı kazanacaksınız.



Güzel inşa edilmiş bir çatı katı, resim yapmak veya yazı yazmak gibi yaratıcı faaliyetler için en iyi mekândır. Evinizin bir odasını büro hâline getirmeyi planlıyorsanız, çatı katı bunun için genellikle en uygun yerdir. Büyük şirketlerin patronları, kendilerine büro olarak çoğunlukla oldukça yüksek şirket binalarının en üst katlarını seçerler; tıpkı hayvanlar alemindeki bir sürünün liderinin, ağaçtaki veya kayalıktaki en yüksek yere yerleşmesi gibi.




Depo Odalar: Kişisel Özgürlüğünüz

Depolama işi için kullanabileceğiniz bir bodrumunuz veya çatı katınız yoksa, genellikle odalarınızdan birini, nereye koyacağınızı bilemediğiniz her tür eşyayı muhafaza ettiğiniz bir depo hâline getirirsiniz.



Evinizdeki bu tür ölü mekânlar, bir ayak bağı gibidir ve sizin hem yaşama sevincinizi hem de yaratıcılığınızı frenler. Bu tür mekânları ıvır zıvırdan tamamen arındırın ya da en azından orada depoladığınız eşyaları temiz ve düzenli tutun. Depo odanızı sıksık havalandırın ve odanın kapısını aralık bırakın.




Antre: İnsanlarla İlişkiniz

Evinizin giriş bölümü, başkaları üzerindeki ilk izleniminizi etkiler. Önceki bölümlerde de uygulayabileceğiniz faydalı bir yöntemden bahsedelim: Bir başkasının ceketini giyin, evden çıkın ve sanki bir yabancıymışsınız gibi tekrar içeri girin. Başkasının gözleriyle görün; neredeyse girişi kapatacak kadar yere sarkan saksı bitkileri, zilde okunmayan bir isim, kenarda eski bir kâğıt yığını, tıka basa dolu bir portmanto, etrafa saçılmış ayakkabılar, eldivenler, atkılar ve bereler…



Antreyi temiz ve düzenli tutarak evinizin girişinin davetkâr görünmesini sağlayın. Çok geçmeden yeni arkadaşlar edinecek ve siz de evinize girerken memnuniyet duyacaksınız. Bu sizin dışarıya karşı daha açık ve daha misafirperver olmanız için iyi bir adımdır.




Kapılar: Dışa Açıklığınız

Bütün kapıların -özellikle de giriş kapısının- ardına dek açılabilmesine dikkat edin. Kapı kollarına hiçbir şey asmayın ve kapılara takılan askıları, sadece kapının rahat açılmasını engellemediği takdirde kullanın.



Dolapları veya rafları asla oda kapısının sadece kısmen açılabileceği şekilde yerleştirmeyin. Bozuk kapı kollarını tamir edin, sıkışmış veya gıcırdayan menteşeleri ve kilitleri yağlayın. Dış kapıdaki zile rahatlıkla okunabilen, düzgün ve hoş görünümlü bir isim kartı yerleştirin. Biz bunu denedik ve onayladık: İşlevini iyi gören kapılarla hayatınız gerçekten kolaylaşır!




Oturma Odası: Kalbiniz

İsteseniz de istemeseniz de kendi imajınız, oturma odanızın durumundan hatırı sayılır ölçüde etkilenir. Abartılı biçimde temiz ve düzenli bir oturma odası, dağınık veya pis bir oturma odası kadar rahatsız edicidir. Oturma odanızda bir “merkez” olmalıdır; örneğin, koltuk takımının ortasına koyacağınız göz alıcı bir sehpa gibi. Televizyonu odanın merkezi yapmaktan kaçının.



Onu bir kenara yerleştirin ya da bir paravanın arkasına saklayın. Saksı bitkileri ve dekoratif eşyalarla, oturma odanızda oturanların ilgisinin mekânda kalmasını sağlayabilirsiniz. Gözleri rahatsız etmeyen, iyi bir aydınlatma ve rahat koltuklar, bu mekânda herkesin keyifle oturmasına yardımcı olur.



Oturma odanızda kendiniz için de yalnızken keyifle oturabileceğiniz bir yer düzenleyin. Kendinizden ve evinizden memnun olacağınız bir yer olsun.





Mutfak: Mideniz

Yemeğinizi hazırladığınız mekân, özellikle iç organlarınızla bağlantılıdır. Bir evin başka hiçbir odasında eşyaların “kullanım oranı” mutfakta olduğu kadar yüksek değildir; tabaklar, fincanlar, bardaklar ve çatal bıçak takımı her gün defalarca yerlerinden alınır, kullanılır, temizlenir ve yerlerine konur. Rafların ve dolapların ulaşılması daha zor olan yerleri gittikçe çoğalır. Kullanılmayan tabak çanak ve son kullanma tarihleri çoktan geçmiş gıda maddeleri sağlıksız bir engelleyici tabaka oluştururlar.



İnsanlar mutfak dolaplarını hiç bir işe yaramayan şeylerden tamamen arındırdıktan sonra kendilerini kelimenin tam anlamıyla hafiflemiş hissederler: Sindirim sistemi daha iyi çalışır, fazla kilolar yok olur.



Bir yıl boyunca kullanmadığınız her şeyi, son kullanma tarihi geçmiş gıda maddelerini, altlıkları olmayan fincanları, kapakları olmayan çaydanlıkları mutfağınızdan atın. Sadece iki ayda bir (veya daha nadir) kullanılan Waffel makinesi veya dumansız ızgara gibi mutfak gereçlerini, özel günler dışında kullanmadığınız tabak çanağı ve üst üste dizdiğiniz fazla bardakları bodruma ya da deponuza koyun.



Fırında pişirme için gerekli malzemeler ve gereçler, ocakta yemek pişirme gereçleri ile kıyaslandığında daha az kullanılırlar. Merdanenin, ızgara baharatlarının veya kek kalıplarının dolaplardaki en iyi yerleri işgal etmemelerine dikkat edin.



Derin dondurucu kutuları, kavanozlar ve diğer plastik kaplar zamanla fazlasıyla çoğalma eğilimindedirler. Rengi atmış, zedelenmiş ve kullanılmayan kapları ayırın. Bu zamana dek biriktirmiş olduklarınızın sadece yarısına ihtiyacınız vardır. Ayırdıklarınızın bazılarını yeni amaçlar için kullanabilirsiniz.



Yiyecekleri ve malzemeleri gruplandırarak kaplara koyun. Örneğin, akşam yemeği için sosis, peynir ve salatalıklar buzdolabında; kabartma tozu, vanilya, sos malzemesi yiyecek rafında; kahvaltı için bal, marmelat, Nutella küçük bir sepette; poşet çaylar ve demlik poşetleri bir kutuda; içine temizlik maddeleri konan kapaksız bir kutu evyenin altında ve çiçek gübresi başka bir kutuda dursun.



Bulaşık makinesinin üzerindeki dolaplar, en sık kullandığınız tabak çanaklar için en iyi yerlerdir. Şayet buradaki dolaplarınıza büyük annenizden kalma, bayram günlerinde kullanılan servis takımını koymak istiyorsanız bunu aklınızdan çıkarın. Bu dolaplara sadece fincanları, küçük ve büyük tabakları, kupaları, kâseleri ve her zaman gereksinim duyduğunuz diğer şeyleri koyun. Üstteki mutfak dolaplarında ise sık kullanılanlar alt raflarda, daha nadir kullanılanlar üst raflarda dursun. Bulaşık makinesinin yanındaki alt dolaba bulaşık tozunu, parlatıcıyı ve kireç önleyici tuzu koyun.



Evye, buzdolabı ve ocak, bir mutfağın iş üçgenini oluştururlar. Bu üçü arasında hiçbir engel olmamalı.

Mutfak tezgâhı, üzerinde mutfak işlerini yapabilmeniz içindir, eşyalar orada sürekli olarak dursun diye yapılmamıştır. Yapıştırılan veya vidalanan askılarla mümkün olduğunca çok şeyi duvara asın; bulaşık süngeri ve fırçası evyenin üzerine, tutacaklar ocağın yanına asılsın.




Zemin: Maddi Durumunuz

Boş zeminin önemine daha önce değinmiştik. Dolaplar ve raflar dolu olduğunda genellikle depolama yüzeyi olarak zemin kullanılır. Kâğıt yığınları, kutular, giysiler, ayakkabılar ve bütün diğer olası şeyler, sizin hareket özgürlüğünüzü kısıtlarlar. Şaşırtıcı bir gözlem: Zemine bu tür engeller koyan insanların hemen hemen her zaman maddi sorunları vardır.

Kendine ait dört duvarı arasında hareket imkânları kısıtlanan insan, kendi kendini sınırlar ve maddi açıdan da kendisine sınırlar koyar. Refahınız bizzat kullandığınız yüzeye gözle görülür biçimde bağlıdır. Boş ve geniş zeminler her zaman zenginlik sembolü olmuşlardır, tıpkı banka binalarında olduğu gibi. Günümüzde patronların odaları ve çalışma masaları bilinçli olarak boş tutulur.



Bütün mekânlarda zemine dikkatle bakın ve bütün zeminleri mümkün olduğunca boşaltın. Eşyaları muhafaza etmek için yeni olanaklar bulun; raflar, dergilikler, kutular alın. Gerekirse odalarınıza yeni mobilyalar koyun ve eşyaları asmak için çengeller kullanın. Yerlerde dolaşan kablolardan da kaçının. Bunları ya duvar diplerine iyice tutturun ya da sararak bağlayın. Ambalaj içindeki yeni kabloları tutturan küçük teller, bu iş için çok uygundur.




Giysi Dolapları: Vücudunuz

Kilo vermek niyetinde olan birçok insan, dolaplarında fazlasıyla dar giyecekler bulundururlar çünkü başarılı bir zayıflama kürünün ardından bunları tekrar giyebileceklerini düşünürler. Tecrübeler, bunun neredeyse hiçbir zaman mümkün olmadığını gösterir. Siz bu konuda farklı davranın:

Fazla dar olan giysilerinizi başkalarına verin ve kendinize rahat kıyafetler alın; önemli olan, giysilerinizin içinde kendinizi şu anda iyi hissetmenizdir. Başarılı bir zayıflama programının en önemli şartı, vücudunuzla olumlu bir ilişki içinde olmanızdır. Nefret ettiğiniz bir göbek inatla kalır.




Gardırobunuzu sadeleştirin

Aşağıdaki önerileri tek tek uygulayın ve ayıklama işine en iyisi hemen şimdi, kapıları açık duran giysi dolabınızın önünde başlayın.




En iyi dörtte bir:
Son sekiz hafta içinde sık sık giymiş olduğunuz bütün giysileri dolabınızdaki askının en soluna asın;

sık giyilen bütün kazakların, tişörtlerin ve diğer giysilerin özel bir yerleri olsun. Bu özel bölüme mevsime uymayan fakat “dışarısı yeterince sıcak veya soğuk olduğunda bunu hemen giyeceğim” dediğiniz giysileri de koyun. Seçip ayırdığınız giysiler sizin en sevdiğiniz giysilerinizdir. Gardırobunuzun dörtte birinden fazlasını nadiren kullanırsınız.




Yer işgal edenler:
Bir yıldan uzun zamandır giymediğiniz giysileri,

Evinizde kış için sıcak köşeler yaratın!

Filed Under: dekorasyon    by: admin


Kış yakında kapımıza dayanacak. Soğuk günler için evinizde sıcacık köşeler yaratmak ister misiniz? Ufak değişiklikler dekorasyonunuza da hoş bir hava katacaktır.



Salonunuzun veya çalışma odanızın aydınlık bir köşesine, deri bir berjer koltuk yerleştirin. Yanına ayaklı ve başı oynar bir lamba koyun. Biraz gevşemek ve kitap okumak için şık bir köşe yaratmış olacaksınız.Soğuk bir akşamda, sıcak bir bardak kakaoya kim itiraz edebilir ki? İçinizi ısıtacak bu keyfi yaşamak için, gidip renkli kupalar alın. Özellikle karı anlatan veya kırmızı-beyazlı desenler, mutlu dakikalar geçirmenize yardımcı olur. Üstelik kullanmadığınız zamanlarda mutfağınızda renkli bir dekorasyon öğesi olarak görev yapacaklar.



Yatak odanızda soğuk havayı hissetmemek için, yumuşak kürk dokulu yastıklar ve yatak örtüleri en doğru seçim olacaktır. Özellikle yıkanabilir olanları tercih ederseniz, pratik bir takımınız olacaktır. Ayrıca yatak odanızda 0 pamuklu nevresim takımları ve yün battaniyeler gibi içine gömüleceğiniz yumuşak kumaşlar tercih edebilirsiniz.



Kış dekorasyonunuza salonu dahil etmek için, doğal ve sıcak tonlar kullanın. Dekoratif yastıklar, özellikle keçe olanlar bu sene çok moda, kaşmir koltuk örtüleri ve yumuşak ışıltılı abajurlar başka bir hava yaratacaktır.

Banyonuzda doğal sabunlar, bol tüylü havlular ve peluş paspaslar kullanarak kış dokusunu yaratabilirsiniz.



Mutfağınızda sıcak bir hava yaratmak için, daha çok ahşap malzeme ve sarı, şeftali pembesi gibi sıcak renklerden faydalanın.

Döşeme ve halı seçimini yaparken sıcak tonlar kullanmayı ihmal etmeyin. Özellikle kahve ve bej gibi birbiriyle uyumlu her zaman davetkar bir ortam yaratır.



İçinizi ısıtan bir ortam yaratmak istiyorsanız, dekorasyonun yanı sıra doğru ışıklandırmayı da ihmal etmemeniz gerekiyor. Özellikle sarı ışık veren aydınlatmalar, hoş gölge oyunları yaratır.

Yeterince yeriniz ve aydınlık bir salonunuz varsa, köşeli “L” kanepe modeli kullanabilirsiniz. Hafta sonlarında gün boyu üzerine yayılmak ya da uzun kış gecelerinde kalabalık arkadaş grubunuzu ağırlamak için ideal bir seçim olacaktır.



Yumuşak ve huzurlu bir dokunuş için mumlardan vazgeçmeyin. Salon, yatak odası, hatta banyoda bile yakabileceğiniz mumlar size huzur verecek ve ortamı dinginleştirecektir.

Rüya gibi bir yatak odası için…

Filed Under: dekorasyon    by: admin


Yatak odası, davetkâr, lüks görünümlü ve gündelik hayattan çok farklı bir konsepte sahip olmalıdır. Odanızı dekore ederken akıllı davranın. Rüya gibi bir yatak odası için tavsiyelerimiz bu yazıda…




Yatak odası dekore etmenin temel kuralları

Her şeyden önce, satın alabileceğiniz en rahat yatağı alın ve bunun için kesenin ağzını açmaktan çekinmeyin. Yatağın kendisi odanın en önemli eşyasıdır. Emin olun bunun için sonra kendinize teşekkür edeceksiniz. Yatağı almadan önce mutlaka test edin. Yatak mağazalarındaki satış asistanları size hangi yatağın daha uygun olduğuyla ilgili tavsiyeler vereceklerdir. En rahatını bulanan kadar hepsini denemeyi ihmal etmeyin.





En iyi yatak (ve tabii ki de en pahalısı) yanınızda partnerinizin hareketlerini size hissettirmeyen yataktır. Bu yüzden ikiniz beraber yatak alışverişine çıkın ve birlikte deneyin.



Yatağınız aldıktan sonra, ikinci düşünmeniz gereken kısım yastık ve yorganınızdır. Tıpkı yatak gibi, bunlarda da çok fazla çeşit vardır ; alerji yapmayanlar, sentetikler, lüks kaz tüyü olanlar… Bir sürü rahat ve üst üste konulmuş yumuşacık yastıklar kış geceleri odanızı bir saraya çevirebilir.



Eğer dikkatli arasanız bazı mağazalarda çok kaliteli ve uygun fiyata çok güzel çarşaf takımlarına denk gelebilirsiniz. Klasik seçim bembeyaz olanları almak olacaktır. Fakat bunu çeşitli renkler ve değişik dokuda kumaşlar ile değiştirebilirsiniz.



Yatak odaları duygusal mekânlardır. Bu yüzden seçilen kumaşların rengi ve yumuşaklığı önemlidir. En güzel parça yatağınızın ayakucuna atacağınız kaşmir bir battaniye olabilir. Hem çok şık duracak hem de iyi bir öğleden sonra kestirmesi yapmak isterseniz sizi sıcacık saracak olan bu ayrıntı en çok kış sabahları işinize yarar. Tabi daha ucuz bir alternatifi olan yün bir şık battaniyeyi de tercih edebilirsiniz.





Romantik düşünün

Bazıları için, lüksün ve romantizmin eş anlamı dört tarafından sütunlar çıkan tül perdelerle kaplanmış bir yataktır. Unutmayın, bu tip bir yatak odası için metrelerce kumaş almak zorunda kalabilirsiniz. Tabi sonuç her zaman mükemmel olur.



Dört sütunlu yatağın alternatifi yatak başının tepesine denk gelen iki sütunlu ve cibinlikli yataklardır. Bu minik “çatı” sadece sizin baş kısmınızın üzerini kapatır ve oldukça lüks gözükür.




Rüya gibi bir yatak odası için

Yatak odanızın duvarları yüksek ise yerlere kadar değen, hatta fazla kısmı yerde toplanan bir perde seçerek odaya sıcacık ve lüks bir hava verebilirisiniz.
Eğer yeriniz varsa, yatak odasının içinde mini bir oturma odası yaratarak kitap okuma ve telefonla konuşma alanı yapabilirsiniz. Tek ihtiyacınız olan rahat bir tekli koltuk ve minik bir sehpa. Tabi eğer odada bir de şömine varsa çok şanslısınız.
Bir tepe ışığının yanında güzel bir hava yaratmak için yatağın kenarına koyacağınız bir gece lambası mutlaka olmalıdır.
Yerlere ne koyacağınızı dikkatlice düşünün. Halı, yatak odaları için iyi bir seçimdir çünkü hem sıcaklık hem yorgun ayaklara rahat bir hava verir. Eğer yatak odasının yerleri sert tahtadan veya parke ise, en azından yatağın kenarına bir kilim veya halı atarak sabah kalktığınızda adımlarınızı ilk attığınız yerin rahat olmasını sağlayabilirsiniz.



Kaynak: Sabah/ Emlak

Dünyaca ünlü ressamaların tabloları artık evinizde

Filed Under: dekorasyon    by: admin


Yabancı ressamların, müzayedelerde çok yüksek fiyatlara satılan tablolarının kopyası artık çok uygun fiyatlarla evinizin yada işyerinin duvarlarını süsleyebilir.



Orijinalinden ayırt edilmesi çok zor olan bu tablolar, son derece gelişmiş özel baskı makineleri tarafından gerçek ressam tuvali (İtalyan Kanvas Tuval) üzerine basılmaktadır. Renklerin ve zeminin korunması amacıyla tüm yüzeye vernik uygulaması yapılarak, resme canlılık ve doku hissi kazandırılmaktadır.



Fırça darbeleri ile sağlanan efektler güzel sanatlar mezunu ressamlar tarafından uzun zaman alan bir emek sonucu ortaya çıkmaktadır. Cam vb. özel korumalara ihtiyaç duyulmamaktadır. Zamana ve tozlanmaya karşı dayanıklıdır. Hafif nemli bir bez ile silinebilir.



Reprodüksiyon tablolar ile tanışmak ve satın alamak için tıklayın